28 Ağustos 2010 Cumartesi
gizli bir ihtimal
sevmiş miydim ben sizi hiç, sevişmiş miydik?"
Her sey olup biterken, nelerle ugrasip, neleri dert edinirken, defterin sayfasini kapatmak uzereyken karsina da cikabilir aniden gizli bir ihtimal, icten ice umdugun ve bildigin ama bir turlu yuzlesemedigin, emin olamadigin bir ihtimal, adi gizli bir ihtimal, sicacik teni bedenime degdigi anda daha once hic mutlu olmamiscasina bir hazza bogan, yagmurunu unutturur kuzey sehirlerinin, sabah gelir aniden, gece biter, gizli bir ihtimal orada, o bosaltilan evde kalir geriye.
Sonra aniden yuzlesirsin bozkir sicaginda, Ankara'nin tek huzur veren yerinde, gunes yillar oncesinin semtlerine batarken, anilar bir bir cekmecelere kaldirilirken, karsinda durur tum masum gulusuyle, eller tutusmusken, kimse birakmaya yeltenmediginde, gozlerin birlestigi ve ne konusulacaginin bilinmedigi anda, atmosferde bir sarki calmaya baslar, hem ben ona, hem o bana, gunes tam da batarken hic tanimadigimiz, yasamadigimiz gecmisimize, ortak gizli ihtimalimize gulumseriz, sarki bitmeyecek saniyoruz, bitmesini de istemiyoruz, farkli bir hayatta basladi ve devam ediyor gizli ihtimalimiz, yasamaya cesaret edemedigimiz, ya da imkan bulamadigimiz, sadece bir soru kaliyor geriye, sararmis, kenarlari yakilmis kagitlara yazili, yagmur gibi yagiyor gokyuzunden:
"pardon, daha önce neredeydiniz?"
Sezen Aksu - Pardon (2009)
Yükleyen tipe-bak. - Öne çıkan müzik videolarını izleyin.
16 Ağustos 2010 Pazartesi
ihtimaller dahilinde
hayatinizdaki bir gunun, o bir gunun icine sigan ve beyninizdeki kucucuk bir karara sebep olan elektrik dalgasinin neleri etkiledigini, neleri degistirip, nelere sebep oldugunu hayal ettiniz mi hic? 'Acaba ne olurdu' isimli kacmis ihtimalin kivrilarak ilik tenini surmesi benliginin hic bilmedigin yerlerine, aniden filizlenmis bir yagmurun uzaklasan bulut goruntusu yerlesiyor tam icine, aslinda kendini aciga cikariyor bir anda, cunku geceye yakinken gun, gunesin coktan dogmus oldugunu anliyorsun, yeni dogan gibi, sonbahar yaklasirken baharin gelmis oldugunu hissetmek gibi, en onemlisi de bir yolun hem basinda hem de sonunda olmak gibi, ellerin baglanmis, ellerin ozgurce ruzgara donuk, o kadar gercek ki gordugun hayal, o kadar berrak ki akseden gulumsemeler, kivilcimlari gormemek imkansiz cunku gece tutusuyor, yaniyor sokaklar, kaldirimlar, cunku o kadar sicak ki icim gunesten kacmaya ihtiyac duymuyor, yagmur degmeden tenime kaciyor yapraklarin uzerine, hayat boyle bir seymis iste, ihtimalin bastan haric edilmis olmasi ne olurduyu sordurturmus yine de, hayat boyle de bir seymis, gun biterken, digeri daha fark etmeden doguyormus hemen.
Sezen Aksu-DELI KIZIN TÜRKÜSÜ video klip NOSTALJI
Uploaded by erhanc1974. - Music videos, artist interviews, concerts and more.
2 Mayıs 2010 Pazar
sokaklar dolusu bir adamın yalnızlığı
All the pictures have all been washed in black, tattooed everything...
uyaninca 18 saat kredin var, kullanmak icin seceneklerin, sonra insanlar var, sonra tercihler, yeni seyler, durmadan dogan gunes, durmadan aydinlanan gun, hava, su, yemek, sigaran, ellerinin degdigi her sey belki de ayni, her anin bir tekrardan ibaret, yorgunlugun o kadar tanidik, bikkinligin zihninin arka sokagini ele gecirmis, o kadar ayni ki her sey, o kadar senle dolu ki gozunun onundeki her saniye, o kadar sana bulasmis ki yasam, senden baska bir sey kalmamis, beyninin kivrimlarina yerlesmis sehirler, insanlar, gunler, anlar, anilar, hayaller, bildiklerin, bilmediklerin, bilmek isteyip de ogrenmeye cesaret edemediklerin, degismelerin, degismeyecen yonlerin, kafan karisiyor, bir corbaya donuyur, aksam olunca, geceye gecince gun, kredin bitiyor, kapatiyorsun gozlerini, kapatmak istemiyorsun cunku bu gun de diger gunler gibi, yeni bir anlam katamadan uzanding yatagina, daha cocukken hissettigin otekilik derinlesmeye devam ediyor, ne olursa, ne degisirse degissin olmuyor, bir turlu baglanamiyorsun, akip giden gunun ahengine uyum saglayamiyorsun, disaridan seyret gunu ve yatagina uzan, belki uyumak tek ortak yonun diger insanlarla.
nostalgia #2
o pürtelaş piyasalar, ilk sevda ilk gözyaşları
yolları hep gurbete bağlar, ah o gönül şarkıları
asklar da vardi-r, sora sora bulunur mu yollar bilmezsin, bir gun delirip, ya da delirmekten korkup, evden kacan, karlarda tek basina gezen cocuk da sendin, aksama kadar, uyumadan once kasetlerinden dinledigin sarkilarin, hayatin ne anlama geldigini, niye yasadigini anlama dertlerin, hepsi bir kenara, o ilk askin, onun gulusu, simdiki halinin hicbir sey ifade edemeyisi, sanki o dokuz yil onceki deli sevmenin nesnesi farkli bir varlikti, artik yok, ama oznesi yerinde, kivrilarak, donuserek belki, ama orada duruyor.
nostalgia #3
the story is old, i know, but it goes on
zamani artik takip edemiyorsun, ne de zaman seni, karsilikli bir isteksizlik, karsilikli bir bikkinlik, yollara dosenen mayinlarin cekici hayalleri, tani kendine diye beynine yumruklar indiren geceler, ve korku, ve sonuna kadar korku, korkunun arkadasi yalnizlik, karanligin ilk saniyeleri ve sabaha kadar morrissey'in sesi, o gunlerden bu gunlere, music is still my religion.
nostalgia #4
sen say ki
ben hiç ağlamadım
hiç ateşe tutmadım yüreğimi
geceleri, koynuma almadım ihaneti
ve say ki
bütün şiirler gözlerini
bütün şarkılar saçlarını söylemedi
hele nihavent
hele buselik hiç geçmedi fikrimden
ve hiç gitmedi
bir topak kan gibi adın
içimin nehirlerinden
evet yangın
evet salaş yalvarmanın korkusunda talan
evet kaybetmenin o zehirli buğusu
evet nisyan
evet kahrolmuş sayfaların arasında adın
sokaklar dolusu bir adamın yalnızlığı
bu sevda biraz nadan
biraz da hıçkırık tadı
pencere önü menekşelerinde her akşam
a. h. tanpinar
nostalgia #5
He remembers those vanished years. As though looking through a dusty window pane, the past is something he could see, but not touch. And everything he sees is blurred and indistinct.
ve imkansizliklari kabullenerek surdurdugun yasam, yasamadan.