berlin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
berlin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ekim 2010 Salı

let us go back to berlin

Iki yil once Ankara'dan ucup gittigim, iki ay once birakip da geldigim, dogdugum, buyudugum ulkemden cok vatanim olmus sehre simdi giderken sanki aradan yillar gecmis gibi hissedebilirmisim. Oradayken burada, buradayken de orada olmam gerekiyorus hissi klasiklesmis bir ironisi sanirim hayatimin. Beni cagirip duruyor ne de olsa bitmemis hesaplar, ucundan siyirip gectigim ihtimaller. Hep sikayet ettigim 'mobilite' aslinda ne de guzel bir ozgurlukmus, hep rahatsiz eden geciciligi Berlin'in aslinda ne kadar da yalanmis. Hayatin durmadan garip ihtimallerle beni mutlu edebiliyor olmasi ve devinime uyum saglamis olabilmem (sonunda) bir peygamber huzuru veriyor bana bazen. De ki, her kim ki o sehirde yasamis olsun, bir daha oraya ugramak icin ugrasip duracak, eger uslu olursa da spree'nin etrafinda sarap bile icebilecek. Amen.

there is love in the air
destruction is everywhere
<>
come let us go back to God


15 Eylül 2010 Çarşamba

Ihtimalin teni sicak


13 Agustos 2010, 17:50
Heinrichplatz, Kaffee Genuss
Butterkeks ve Latte Macchiato


Ihtimalin teni sicak, ihtimaller haricinden ihtimaller dahiline gecis yapan yasanamamis bir hayat. Sadece yasanmadigi icin mi bu kadar cekici, bu kadar ruya gibi? Hayal gibi bir zaman, anlattiklari aslinda hayal ettiklerim. Ask bir virus gibi mi? Bagisiklik sisteminin merhametinde mi insan sevince?

Simdi ne yapabilir insan acaba? Bu cikisi olmayan sokaktan nereye gidebilir? Bu gece son, bu gece bitis ani butun yasananlarin ve yasanamayan ihtimallerin. Yasanana gelince, seni gordugumde, sana dokundugumda ya da dudaklarimiz degdiginde birbirine icimdeki bosluktan tikirtilar geliyor sadece, hissedemiyorum o kadar ayin yasanmisliklarini. Sadece buyuk bir meydan var icimde gecmisimizden kalan, insanlar bosaltiyorlar yavas yavas, kapilari kilitleniyor evlerin, esyalar tasiniyor, hicbir sey kalmiyor geriye sanki, bir muzeye donusecek gibi kus ucmaz kervan gecmez sehrimin bir semti. Aci vermiyor, uzemiyor bir turlu ama yine bir melankoli corekleniyor semtime. Sonra o meydana huzur sakinleri yerlesmek istiyor yavas yavas, izin veriyorum, hosuma da gidiyor. Bosluguna huzur dolduruyor zaman. O zaman anliyorum, o melankolinin kaynagi ne sensin ne de benim, o melankolinin kaynagi yasayamadigim seyler, kacirdigim ihtimaller ve duzenin uzen karmasasi sadece, kisisel hicbir sey kalmiyor geriye, belki de en acimasizi bu.

Biraz once biletimi aldim, gidiyorum bir hafta icinde, o yuzden bu kadar yogun kalabaliklarim, o yuzden hava durumum parcali bulutlu.

Hayat ihtimallerin dahil ve haric edilmesinden, bu dongunun ruzgarda salinmasi kadar tesadufi bir maddeden. Saniyelik kararlar, saliselik elektrik akimlari, bu memeli hayvanin her seyi degistiren yetenegi, her seyi lanetleyen bilinmez ozelligi. Bu maymundan gelme beyin, bu karanlik dimag, ne yaptigini cok da iyi bilmeden savruluyor. Kararlar veriyor, ama sonuclari hep farkli cikiyor umut edilenlerden.

Hava daha erken karariyor Berlin'de artik, gunle gecenin farki azaliyor, gunun zaferi gecenin zifirine birakiyor yerini yavasca. Yagmurlar basladi, isik daha az gorunuyor ve serinledi sehir hic fark ettirmeden. Ben Berlin'e geldigimde ne bicimdim, simdi gitmek uzereyken hepten hicim. Herkes ve her sey o kadar berrak ki aslinda, ben, ben olmamiscasina bir yerdeyim, hickimseyim ve her seyim, herkesim ve her yerdeyim, buyuk resmin korkutucu farkliliklarini ve atmosferik yalnizliklarin garip ruya hallerinin atom bombasi gucunde yikici ve birlestirici kuvveti, uzayin onemsiz bir noktasinda, zamanin bir zerresinde, sadece var oldugunun bilincine borclu, uysal olmayan maymunum. Tum tanidiklarim ve bildiklerim durmadan buyuyerek butunlesiyor gozlerimin onunde, her kucuk noktayla uzayda cizilmesi imkansiz bir tablo cikiyor ortaya. Her sey o kadar anlamli ayni zamanda o kadar hic ki, sesi cikan her nesne, ve insanin, canli saydigimiz her yaratigin melodisi bulusuyor birbiriyle, cigliklar ve gozyaslari, kaykirislar, biraz da kahkaha.

O kadar mutluyum ki, bir pazar aksamustu loslugunda, kapali ve soguk gunun yalnizliginda, her sey sustugunda duyulan sessizlik tum varliklarin melodisine eslik ediyor yasayan yerlerim. Devasa bir resmin kucucuk ayrintisi, hepimiz resmi degistirmek icin caba icindeyiz, resim hep yenileniyor, hep degisiyor. Her seyi guzel yapan da bu resmin, bu kozmik yapbozun kucuk bir parcasi olmak cunku o tablo hic ayni kalmiyor ve tum enerjisiyle hep yeniye, belki de daha iyiye gebe oldugunu kulagima fisildayip duruyor.

Aylardir hayalini ortak kurdugumuz yerden, sensiz ve tasasiz izliyorum dogdugum sehri simdi. Sadece guzel gunlerini aliyorum yanima yasananlarin. Yine de birine onu artik sevemedigini soylemek zorundayken, baska birine onu sevmeye basladigini soylemeye cesaret edebilmek cok zor, sirf bu yuzden, bu karmasik dramadan dolayi hayattan umudum kesilmiyor, her neyse, her kimdeyse neyse.


Leman Sam & Vedat Sakman - her neyse
Yükleyen METE79. - DiÄ�er müzik videolarına göz atın.

Sonra ihtimal geliyor, hayalini kurduklarimiz, itiraflarimiz. Icimdeki bosluga baska biri gelip yerlesmeye basliyor bile, seni aratmadan, seni unutmadan ama taptaze bir umuttan ibaret yeni sakini semtimin. Aylar once iptal ettigimiz bulusmaya gidiyorum onunla simdi, her seyi bir gecede yasayip anliyoruz, aylarca yasamadigimdan cok heyecanlanip mutlu oluyorum belki de, zamani durdurup ruyaya yatip yasiyoruz hayal ettiklerimizi, kis gecelerinde film izleyip, sevdigimiz yemekleri paylasiyoruz, sigaralarimizi birbirimize veriyoruz uzanirken kanepede, dumanin icinden yaslanarak cikiyoruz, yasamadan da hissediyoruz ihtimalin getirebileceklerini, insaniz hayal ettikce guzellesiyoruz. Hayallerimizi de yanimiza alip gitmek uzereyiz zaten, bu sehir de bosaliyor yavasca, muzeye donusecek tum nesneler, binalar ve insan kirintilari. Hayat baska bir yerde devam etmeye basladi bile, oradan bana sesleniyor simdi, bir ihtimalin gerceklesmeyisi hic bu kadar guzel olamazdi sanki. Cunku belki de hic olamadigi icin, mantik, irade, kuvvet sevince pek islemiyor, canim durmadan onunla, o teninin sicagini bedenimde hic hissedemedigim, gozleri devamli kacan cegingenle olmak istiyor. Nedenini de sorma bos yere.


Zuhal Olcay- Canım Seninle Olmak İstiyor
Yükleyen MORMANGO. - Yüksek çözünürlüklü video keyfini yaÅ�ayın!

31 Ağustos 2010 Salı

yazlik ihtimaller

Ozet gecmek lazim, gecen yazdan bu yana olan biten her sey aslinda o kadar coktu ki sanki hayatimin cogunu bu bir yillik zaman diliminde yasamis gibi hissediyorum bazen, tabi buna yasayamadiklarim, gozumun onunde dururken kacirdiklarim da dahil, o da dahil gecmisime, bir sekilde ihtimaller zinciri icinde yerini alip kaldirildi aklimin tavan arasina.

Gecen yaz Istanbul'daki iki haftayla baslayan yil, Ankara'daki iki haftayla bitiyor simdi. Araya Atina, Roma, Venedik, Paris, Prag ve Hamburg girmis olsa da asil hikaye tabi ki Berlin'de yazildi. Atina'nin doktorlari, guzel yemekleri, Ankara benzeri tekduzeliginden Berlin'in kisina gecis yapmak biraz deli sacmasi geliyor simdi. Kisa kisa, gecen yilin ozeti.

- Istanbul'da ca(gna)nimla cene kemiklerimizde sorun olusana kadar eglenebilme. (nisantasi turu, gelecek hayalleri).



- 'Skin was burning' in Athens.
- Alexanderplatz'ta donmedolaptan kar altindaki, kis gecesini bir Yunan doktorla izlemek,
- Friedrichshain'da bir otelde sarhos kafayla sevistikten sonra oglene kadar uyuya kalip, odada kendini tek basina bulmak, sonrasinda bir cafe latteyle Karl Marx'ta yurumek, hava hafif serinken, gecici bir sure isinmis numarasi yaparken.
- Almanlar yatakta cok iyiler, her acidan.
- Kisa bir Ankara ziyaretinde bir mesajla gelen tanisikliklar.
- Berlin'in karlar altindaki sisine gecis yaptiktan sonra aska gelmek.
- Relationship for beginners, ultra intensive, practicum.
- Potsdam'da bir dost, bir sevgili yeter bana.
- Tez, mezuniyet.
- Dostlar, sarhosluklar, sabahlamalar, her yerde kar.
- Prag'da bir muhendisle iki gunluk bir masal, sanki 'happy end' onizlemesi.




- Canimdan cok sevdigim dostlarimla icmeler.



- 'Sevgi anlasmak degildir, muhendis de sevilir.'
- Tiergarten civarlarinda, nisanin yalanci sicakligina aldanip donmedolaptan Brandenburger Tor'u izlemek.
- Iliskinin kamuya acilisini gerceklestirme islemleri,
- Bir Alman hastanesinde gecen korkunc saatler.
- Piyasa degerindeki dususe ragmen, serbest piyasa israri,
- Cinsel yolla bulasan ruh hastaliklari ve tedavileri,
- Hisselerin halka kapatilisi,
- Yalanlar, dolandiricilik, sevgi adi altinda cetecilik.
- Bikkinlik, yalanlari bildigini soyleyemeden inanmis numarasi yapmaya calismak.
- Iflas ve kapanis.
- Almanlar yatakta cok iyiler, her acidan.
- Yazlik ihtimallerin pesinde gecen kisa sureler, umutlar.
- Ihtimalin ucup, kacip gidisi.
- Berlin'in bitisi, her seyin bitisi gibi, bir yerin kesilmis gibi.
- Ankara'nin bozkir sicaginda ihtimalin sicak teninin vucut bulup bedenime degmesi,

ve sonuc olarak, gitmeden once:

- Ankara ist langweilig aber sexy.