new york etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
new york etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Kasım 2010 Çarşamba

bir masalın ağzını kapat ve yat

Gunlerden bir gun, hoscakal koprusunden bakarken dunyanin renklerine, hava kararirsa diye korkan cocuklugumun aksamustlerinde hayal ettigim bir seylere veda ettim, usulca dustu elimden, yavasca biraktim renkleri suya, yagmur var miydi, sis coktu o aksam, hafif urpertiyordu kuzey avrupa havasi ama hic titremedim, hic akmadi gozumden yas.

Gunlerden bugun, ruyalarimdan uyanmaya korkmadan, kalbim kut kut atarak sarildim ona, elini uzatti, isaret parmagi degdi ilk, sonra kenetlendi parmaklar, Tanpinar'in buyulu bir suda yari uyur halde diye tabir ettigi liminal durumdan nasibimi alip da kalktim yatagimdan, yattimiz yerden.

Gunlerden dun, hastane yataginda yatarken gordugum korkunc ruyalari bir daha gordum, havadan midir, sonbahar biterken kisa sarilan zamandan midir?

Gunlerden bir yarin olacak, her sey farkli olacak diye inanirdim cocukken. Simdi gunlerden yarinlari hep kacirmis bir tren bekleyeni gibi, luna parkta bileti kaybolmus yalniz bir cocuk gibi, siyah beyaz gunlerin cekildigi filmlerde kaybolup gitmis gulumsemeler gibi gunlerden yarinin tanimi.

Gunlerden bir gun, hic de farkina varmadan asik olmusum, hic bilmeden hayal ettigim bir seye sarilip uyumusum. Uyaninca kacip, sokaklarda bulmusum kendimi. Sanirim bu gibi sebeplerden;

Bazen kalp atislarimi kaldiramiyorum
Cikarip koyuyorum yatagin altina
Uzerime uzun bir gece ortuyorum
Aklima, diyorum, aklima girme
Hic olmazsa uyusun bu gece.

Fryderyk Chopin - Nocturne - Alessio Nanni from Alessio Nanni on Vimeo.



"seni bir gün en yakının ele verirse eğer,
öğren susmasını ve ağlamamasını.
bir kavanozun içinde mavi bir gül
yetiştir her gün daha çok yaşayan.
bir masalın ağzını kapat ve yat
geniş odalarda. bir oksijen çadırında.
ona kötü bir şey olsun istedim.
bana aşık olsun istedim." *

* Lale Muldur

12 Kasım 2010 Cuma

waiting in slow motion

Su son iki ayda yasadigim aksiyonun, heyecanin, gerilimin sonuna yaklasiyorum sanirim.

Su hayatimin bugune kadar olan zamaninda suphe etmedigim tek seyle yuzlesmeye, tanismaya da basliyorum sanirim.

Bazen beklemek dunyanin en guzel eylemsizligi olabildigi halde, sifirdan baslayacak olmanin heyecani gulumsetiyor beni.

Yaptigim yanlislarim ve bana yapilan yanlislarla bir hayati tamamiyle geride birakiyorum, siyah dev boy bir cop posetine doldurup unutma coplugune yolluyorum.

Simdi, yeniden baslamanin vakti geldi, simdi beklemenin tadi bir baska.

2 Kasım 2010 Salı

i'm always learning things the hard, hard, hardest way



Hicbir sey yazmami gerektirmeyecek kadar beni tapinti haline getirmis bir sarki bu, basligi bagirdigi zaman, terler alnimdan duserken, asiri alkollu, sigara dumani icinde yeniden asik olur gibi olma ihtimalime dair soyleyebilecegim birkac seyden biri. Dinleyin lan!