ben bir turlu gidemiyorum, gittigimde neler olacagini hayal edebiliyorum, pastoral ve buyulu bir manzarada kendimi sahnenin en ortasina koyup izleyebiliyorum, denizi mavi, gunesi kirmizi, filtresi sari-turuncu bir kameradan yazip-yonetiyorum filmimi, ama bir turlu sonunu getiremiyorum, her nasilsa en son planda baska bir sey giriyor araya, ya gecmisi gosteren bir sahne, ya da paralel bir kurgu oyunu, her halukarda bitmiyor sekans, sanki kendi ozgur iradesiyle sonlanmamak icin bilincimi akitiyor gozlerimin onune, yirmi yil geriye sicrayip unutkan beynimin hatirlayabildikleriyle beni biraz daha oyaliyor, butun bunlar olurken zaten ana planda o kadar cok sey degisiyor ki hikayenin gidisati da ister istemez farkli bir yol aliyor, hikaye, bir nevi, kendi kendini yeniden yazip duruyor, ya da beni buna inandirabildi tum gunesin doguslari, gecenin uzun-kisa oyunlari, insanlarin yavas cekimde gelip, karsimdan gecip gidisleri, el sallayin etrafiniza, sarki hala bitmedi, ve son hic gelmedi, devam ediyor.
dance me to the end of love etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dance me to the end of love etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
9 Temmuz 2010 Cuma
16 Aralık 2009 Çarşamba
raise a tent of shelter now, though every thread is torn
Bittigi zaman farkinda olmayacakmisim hikayenin, oyle demis pek sevgili hikayeci. Sorsa bir kendisine, nedir bu hikayenin sonunda aranan anlam, yoksa sadece intiharin tatli yaz serinligine guzel ve suslu bir makyaj mi sozleri?
Cevabi vermeye degil, cevabi dusunmeye cesaret edebilecek mi?
Bir hikayedir gidiyor, ben de arada kayniyorum suphesiz. Ama tum bu hikayenin uzaginda, hikayeden bahsetme cabasi da bir hikaye bilmiyor, butun hikayeler yine birbine karisiyor.
Bana bir masalin kahramanini hatirlatiyorsun bazen, hep o onemli ani bekleyen kahramani, sen kahraman degilsin, onemli bir an da yok, gelse de sen kahramanlik yapamayacagin icin bunlarin hicbir anlami yok. Cevir sayfayi.
Yazmaya ya da okumaya, ikisi de ayni artik sonucta, devam et.
Cohen'in bir sarkisi var, dugun salonu estetigi, seksenlerin korkunc kompozisyonlari, ve sigaradan kabarmis bir ses, hepsi guzel, hepsi gulumsetiyor seni. Bu sarkiyi ilk dinlediginde ve sonraki her dinleyisinde, neden olumu dusundun kendin bile cozemedin belki ama bir gun olur da vasiyetini yazarsan bu sarkinin senden sonra, sen giderken calmasini istiyorsun, cunku her seye ragmen, her turlu pislik ve rezillige ragmen, bu sarkiya inandin, ve gittigin gune en cok yakisan sarki budur, baska bir seye degil. Ama iste neden o gunu bekleyeceksin, simdi de calsin o sarki, o sarki calarken kulaklarinda, kar da yagarken yuru, yurumeye devam et, tum o insan artiklarinin degmedigi yollara kadar. Belki calarsa degil, calsin cohen.
ve ben gittigimde, anlatici acimadan beni yok ettigi zaman, bulutlar tek tek yere duserken, yagmur duasinda bekleyen cocuklar, deniz kenarinda aglayan buyukler, kasabanin tam ortasinda artik anlamini yitirmis meydan, golgeler buyurken durmadan, ruzgar eser, ruzgar yavasca tenime dokunur ve bombos ve morarmis gokyuzune son sozlerimi yazip, kapatirim kendi gozlerimi, yagmur alir, yagmur temizler, dua biter, buyukler susar, herkes evine cekilirken kar yagmaya baslar ve kapatir uzerimi, tertemiz, ilik ve bir ruyanin bolunemez guzelligi, yok olus, olmayis ve butun anlamsizliklarin uzerinde unutulup giden baska bir belirsiz zamir, gizli ozne, devrik cumle, son mum da soner sonra, herkes uykuya dalar, daldikca soner yildizlar, ve bir ortu gibi toplanir sonra yeryuzu ve gok, atilir bir kenara, kar hala yagar, deniz hala iliktir, o anda her seyin durdugunu goren kimse kalmaz, ve hic ve belki dance me to the end of love calar radyoda, ve son.
Cevabi vermeye degil, cevabi dusunmeye cesaret edebilecek mi?
Bir hikayedir gidiyor, ben de arada kayniyorum suphesiz. Ama tum bu hikayenin uzaginda, hikayeden bahsetme cabasi da bir hikaye bilmiyor, butun hikayeler yine birbine karisiyor.
Bana bir masalin kahramanini hatirlatiyorsun bazen, hep o onemli ani bekleyen kahramani, sen kahraman degilsin, onemli bir an da yok, gelse de sen kahramanlik yapamayacagin icin bunlarin hicbir anlami yok. Cevir sayfayi.
Yazmaya ya da okumaya, ikisi de ayni artik sonucta, devam et.
Cohen'in bir sarkisi var, dugun salonu estetigi, seksenlerin korkunc kompozisyonlari, ve sigaradan kabarmis bir ses, hepsi guzel, hepsi gulumsetiyor seni. Bu sarkiyi ilk dinlediginde ve sonraki her dinleyisinde, neden olumu dusundun kendin bile cozemedin belki ama bir gun olur da vasiyetini yazarsan bu sarkinin senden sonra, sen giderken calmasini istiyorsun, cunku her seye ragmen, her turlu pislik ve rezillige ragmen, bu sarkiya inandin, ve gittigin gune en cok yakisan sarki budur, baska bir seye degil. Ama iste neden o gunu bekleyeceksin, simdi de calsin o sarki, o sarki calarken kulaklarinda, kar da yagarken yuru, yurumeye devam et, tum o insan artiklarinin degmedigi yollara kadar. Belki calarsa degil, calsin cohen.
ve ben gittigimde, anlatici acimadan beni yok ettigi zaman, bulutlar tek tek yere duserken, yagmur duasinda bekleyen cocuklar, deniz kenarinda aglayan buyukler, kasabanin tam ortasinda artik anlamini yitirmis meydan, golgeler buyurken durmadan, ruzgar eser, ruzgar yavasca tenime dokunur ve bombos ve morarmis gokyuzune son sozlerimi yazip, kapatirim kendi gozlerimi, yagmur alir, yagmur temizler, dua biter, buyukler susar, herkes evine cekilirken kar yagmaya baslar ve kapatir uzerimi, tertemiz, ilik ve bir ruyanin bolunemez guzelligi, yok olus, olmayis ve butun anlamsizliklarin uzerinde unutulup giden baska bir belirsiz zamir, gizli ozne, devrik cumle, son mum da soner sonra, herkes uykuya dalar, daldikca soner yildizlar, ve bir ortu gibi toplanir sonra yeryuzu ve gok, atilir bir kenara, kar hala yagar, deniz hala iliktir, o anda her seyin durdugunu goren kimse kalmaz, ve hic ve belki dance me to the end of love calar radyoda, ve son.
Etiketler:
dance me to the end of love,
leonard cohen
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)